Kozmetikler ve Kadın

KOZMETİKLER VE KADIN

Prof. Dr. Ayşen Karaduman

(saç bölümü

 

Saç Kozmetikleri

İnsanların dış görünümü ve kendilerine olan güvenlerinin sağlanmasında güzel ve pürüzsüz bir cilt görünümü kadar saçlarında önemli bir rolü vardır. İnsanların sağlıklı ve bakımlı saçlara sahip olması ve saç stili onların içinde  bulundukları ortamlarda olumlu bir etki bırakır. Ancak günlük yaşantımız içinde tarama, fırçalama ve kurutma gibi uygulamalar sonucunda yada çevresel faktörlerin etkisi ile saçlarımız hasar görebilir. Düzenli bir saç bakımı ve saç kozmetiklerinin akılcı kullanımı ile bu hasar azaltılarak saçların iyi bir şekilde muhafaza edilmesi sağlanabilir(29). Saça uygulanan kozmetik ürünler 3 ana grupta toplanır.

1.   Saç bakımı ve temizliği için kullanılanlar

2.   İyileştirici bakım ürünleri

3.   Saç şekillendirici ve saç rengini değiştirmek için kullanılanlar

 

Şampuanlar

Saç temizliği için toplumun her kesiminde yaygın olarak kullanılan ürünler şampuanlardır. Şampuanların  amacı  saçlı  deride  biriken  sebum  (yağ),  terle  atılan  maddeler,  tozlar  ve kozmetik kalıntılardan oluşan kiri saçlardan uzaklaştırmaktır. İyi bir şampuan iyi bir temizlemenin yanısıra, saça iyi yayılma, kolay durulama, kolay taranma ve kolay şekil verilmesi gibi özellikleri taşırken aynı zamanda saça ve saçlı deriye zarar vermemeli ve parlak ve güzel bir görünüm verecek özelliklere sahip olmalıdır. Şampuanların ana maddesi olan deterjanlar yüzey aktif maddelerdir. Modern şampuanlarda en çok kullanılan anyonik yapılı yüzey aktif maddeler; sodyum lauril sülfat, sodyum lauril eter sülfat, trietanolamin lauril sülfattır. Şampuanlarda temizleyici ve köpük yapıcı maddeler dışında farklı amaçlarla katkımaddeleri eklenir. Bunlar; PH ve vizkozite ayarlayıcılar (doğal ve sentetik zamklar), ultraviyole filtre ediciler,  saça kolay şekillendiren (lanolin ve türevleri) ve  parlaklık veren maddeler, koruyucular (bakteri üremesini önleyen), şampuanın saçta birikmesini önleyen (uzaklaştırıcı ) maddelerdir (30).

 

Şampuan seçilirken saçın tipine uygun olmasına dikkat edilmeli aksi halde saçların hasarlanması ve sağlıksız görünümünün yanısıra içerdikleri koku vericiler yada prezervatif maddeler nedeniyle irritan yada allerjik kontakt dermatite yol açabilirler. Kozmesötiklerin şampuan formülasyonlarınada girmeleri daha yüksek performanslı ürünlerin elde edilmesine

 

olanak sağlamıştır. Pantenol (Provitamin B5) eklenmesi ile saçlara hacim kazandırılması sağlanırken , kolay taranan ve şekil verilen yumuşak saçlar elde edilir. Ayrıca son yıllarda kollajen, soya ve buğday proteini gibi bitkisel ürünler eklenerek   benzer yararlı etkiler sağlanmaktadır.

 

Kullanım amacına göre şampuanlar Temel temizleyici, tıbbi, bebek, profesyonel, düzenleyici olmak üzere gruplandırılabilirler(31).

 

Temel temizleyici şampuanlar: Normal, yağlı, kuru, hasarlanmış ve boyalı saçlara olmak üzere farklı formülasyonlarda bulunurlar.    Normal-saç şampuanlarında lauril sülfat kullanılır. Temiz – leyici özellikleri fazladır ve orta yağlı kalın telli saçlarda kullanılır. Yağlı-saç şampuanlarında lauril sülfat veya sülfosüksinat içeririler ve temizleyici özellikleri çok iyidir, yenileyici özellikleri azdır. Her gün kullanıldığında saçları kurutabilir ve yıpratır. Kuru- saç şampuanları daha az deterjan içerirler ve   temizleme özellikleri az, saçlara   daha fazla yapıkazandırma özelliğine sahiptirler. Saçlarını hergün yıkayanlara ve kuru yada hasarlanmış saçlara önerilebilirler.

 

Bebek şampuanları: Amfoterik deterjan içerirler. Bebeklerin saçlarında yağlanma az olduğundan deterjan miktarı ve temizleyici özellikleri azdır. Bu tip şampuanlar saçlarını her gün yıkayanlar için de uygundur. Ayrıca polisorbat 20 gibi nonanyonik maddelerle kombine edilmesi ile irritasyon özelliği daha da azaltılabilir.

 

Tıbbi şampuanlar: Kepek önleyici olarak kullanılırlar. Bu amaçla içeriklerinde; katran türevleri, selenium disülfid, salisilik asit, zink   pirition, kükürt bileşikleri, sodyum pirition bulunur. Bu tip şampuanların seboreyi (yağlanma) azaltma, saçlı deriden kepeğin temizleme ve kepek oluşumunu azaltma gibi fonksiyonları vardır. Katranlı şampuanlar antiinflamatuvar, kükürt ve zink piritionlu şampuanlar antibakteriyel/antifungal etkiye sahiptirler.

 

Profesyonel şampuanlar: Kuaförlerin saç boyama veya perma gibi kimyasal işlemlerin öncesi ve sonrasında kullandıkları anyonik ve katyonik yüzey aktif madde içeren şampuanlardır. Şampuanlar, içerdikleri değişik maddeler nedeniyle irritan ve allerjik kontakt dermatite yol açabilirler. Skalpte kaşıntı ve yanma hissi oluşturabilirler. Gözlerde yanma, kaşıntı ve tahrişe, saçlarda ise matlık, kırılma, sertlik ve dökülmeye neden olabilirler.

 

İyileştirici Saç Bakım Ürünleri: Saç ve saçlı deriye etkileyerek saçı besleyen, dökülmesini önleyen ve saçların  sağlıklı büyümesini sağlayan ürünlerdir. Günümüzde en çok kullanılan bu tür maddeler kuaterner amonyum bieşikleri, dimetikonlar, protein türevleri, amin oksitler ve amfoterik sürfaktanlardır.Son yıllarda daha yoğun bakım maddelerinin eklenmesi ile yüksek performanslı  bakımürünleri  geliştirilmektedir.  Saçın  daha  kolay  taranmasını  sağlayan  yağ asitleri ve nemin tutulmasını sağlayan yağ alkolleri, nemlendiriciler, kırılmış uçların düzelmesini sağlayan  ve  saça  parlaklık  kazandıran  proteinler  (kollajen,  keratin),  saçı  güçlendiren vitaminler (Vit A, B, E), çekicilik kazandıran renklendiriciler, parfüm, koruyuculardır.

 

Saçları uzun süre fırçalamak ve taramak, fön makinesiyle uzun süre kurutmak, perma ve boya gibi kozmetik   işlemler ve özellikle güneş ışınları gibi çevresel etmenler saç kütikülünü hasarlandırarak saçların zor taranır ve kolay kırılır hale gelmesine yol açarlar. Bu ürünlerin amacı saçtaki tahribatın giderilmesi, kepek ve seborenin kontrol altına alınması, saç büyümesinin hızlandırılması, saç dökülmesinin azaltılmasıdır. Derideki mikrodolaşımı artırarak etki gösteren alfa-tokoferol nikotinat ve metil nikotinat, keratin biosentezi için gerekli kükürtlü bir amino asit olan sistein, UV ışınlarına karşı koruyucu ve antioksidan etkili , aynı zamanda dolaşımı hızlandırıcı etkileri olan Vit E, saçta tahribatı onarıcı etkileri olan pantenol (provitamin B5), hayvan dokularından ekstrakte edilen biopolimerler, bitkilerden elde edilen yada bitkisel kaynaklı (kına, aloe vera)  maddeler saçta iyileştirici etki amacıyla kullanılırlar.

 

Saç  kremleri  saçın  parlaklığını  ve  göz  alıcılığını  arttırmak,  saçtaki  statik  yükü  azaltarak

‘uçuşmasını’ en aza indirgemek, saç telinin yumuşamasını   böylece saçın hem ıslakken ve hemde kuruyken taranmasını kolaylaştırmak ve böylece kırık oluşumunu önlemek, saça hacim kazandırmak ve yumuşak ve hoş bir his vermesini sağlamak üzere formüle edilmektedirler. Bu

 

formülasyonlarda  keratin  biosentezi için gerekli olan maddeler, yağ  salgısını  kontrol eden maddeler, saç büyüme hızını arttıran ve saçı besleyen meddeler bulunur (29,,30,31).

 

Saç şekillendiriciler ve saç rengini değiştiren ürünler:

 

Geçici şekil verme amacıyla   sprey, köpük, jöle ve losyonlar kullanılır. Sabit şekillendiriciler arasında ise perma ve düzleştirici losyonlar yer alır. Spreyler   polimer reçinesi olan ve saç tellerini bağlayarak tutan ürünlerdir. İyi bir sprey sert görünmemeli, saç yıkandığında kolay giderilmeli, nem çekmemelidir’. Ayrıca lanolin gibi yağlar, nemlendirici, pantenol ve bitkisel protein gibi güçlendiricilerde eklenebilir. Esasını suyun oluşturduğu bu preperatlara saçı rutubete karşı koruyucu ve üzerinde film tabakası oluşturan  reçineler, zamklar, selüloz türevleri bazı maddeler ilavesi ile çeşitli formüller hazırlanabilir. Polivinil pirolidon (PVP) su ve alkoldeki çözünürlüğü nedeniyle, lanolin ise reçineyi yumuşatıcı olarak  kullanılır. Bu ürünler içine silikon, protein, UV filtre ediciler, çözünür boyalar, vitaminler, pantenol, hidrolize hayvan ve bitkisel proteinleri, kuaternium gibi maddeler ilave edilerek bazı avantajlar elde edilir. Ayrıca saça kalıcı şekil vermek için yumuşatma (redüksiyon), sertleştirme (oksidasyon) işlemleri yapılabilir. Ancak bu işlemlerden sonra saçları  zayıfladığı saptanmıştır. Yumuşatma işlemi için kullanılan tiyoglikolatlara bağlı allerjik ve irritan kontakt dermatit gelişebilir. Ayrıca   skatrisiyel alopeasi, kimyasal yanık gibi şiddetli yan etkiler gelişebilir. Saç boyaları saçın rengini değiştirmek, beyaz saça istenilen rengi vermek için kullanılan bitkisel, metalik ve sentetik olmak üzere üç tiptir. Bitkisel boyalardan kına saça kırmızı, papatya çiçeği ise sarı renk verir. Metalik saç boyaları saçı derece derece koyulaştırırlar. Bizmut, kurşun, demir, kobalt, nikel en çok kullanılan metalik boyalardır. Saçların zedelenmesine, kırılgan olmasına   ve matlaşmasına yol açarlar. Geçici sentetik boyalar saçın yıkanması ile çıkabilen, azo, antrakinon, benokinon, trifenilmetan gibi maddeler içerirler. Kıl içine girmediklerinden saça zarar vermezler. Yarı sabit boyalar 6-8 hafta saçta  kalabilen  nitro  boyalarıdır.  Hafif  renk  değişikliği  istendiğinde  kullanıırlar.  Kalıcı  saç boyaları ise, doğal saç renginin koyulaşması veya açılması için iki basamak halinde uygulanılırlar. İlk basamakta hidrojen peroksit ile saç renginin açılması, ikinci basamakta ise farklı boyalar uygulanarak açık yada koyu saç rengi elde edilir.Ancak bu tip boyalar saçın yapısını etkilediğinden canlılığını, gücünü ve doğallığını azaltırlar. Saçı kolay kırılmasına, sert ve mat olmasına neden olurlar(29,32).

 

Kozmetiklere Bağlı İstenmeyen Durumlar: Kozmetiklere bağlı olarak ortaya çıkan istenmeyen durumlar irritasyon yada allerjik mekanizmalarla oluşur. Bu reaksiyonlar kozmetiklerin direkt etkisine  bağlı  olabileceği  gibi  güneş  ışınlarına  maruz  kalındığında  güneş, kozmetiklerin  bu etkisini başlatıcı rol oynayabilir. Sağlıklı deri üzerine uygulanan kozmetiklere  bağlı yan etkilerin görülme sıklığı %2 oranındadır.  Kozmetik endüstrisinin gelişimi ile birlikte daha kaliteli ürünlerin kullanımı ve   yan etkilere yol açan kimyasal maaddelerinin kullanımının terkedilmesi de bu istenmeyen durumların azalmasını sağlamaktadır. Ayrıca cilt yapısına uygun ve duyarlı ciltlere uygun  ürünlerin geliştirilmesi de bu reaksiyonların azalmasına katkıda bulunmaktadır (33,34). Kozmetiklerin ve cilt bakım ürünlerinin kullanımına bağlı olarak en  sık kontakt dermatit (temas dermatiti) ortaya çıkar. Kontakt dermatit ya bu ürünlerin derinin  bariyer fonksiyonunu bozarak epidermal hasar oluşturması yada cildin duyarlanmasına bağlı immünolojik olayların başlattığı inflamatuar reaksiyon sonucu ortaya çıkar. Kozmetik uygulamalara bağlı yan etkilerin %5-10’u kontakt dermatittir. Klinik olarak birbirine benzer durumlarla kendisini gösterir. Uygulanan deri bölgesinde  kaşıntı,  yanma  gibi  sübjektif  semptomlarla  birlikte  eritem,  ödem,  ve  vezikül oluşumu, deskuamasyon, daha sonra sulantı ve kabuklanma olur.   Şiddetli durumlarda bül oluşumu  ve  erozyon  görülebilir.  Deride  bu  reaksiyonlara  yol  açan  kozmetikler;  cilt  bakım ürünleri (%28), saç bakım ürünleri (%24), yüz için kullanılan kozmetikler (%11), tırnak bakım ürünleri (%8), parfümler ve koku vericiler (%7),  güneşten koruyucularıdır (%3). Bu kozmetiklerin içeriğinde bulunan en sık dermatite yol açan kimyasal maddeler ise; koku vericiler, koruyucular, parfenilendiamin (saç boyaları içeriği), lanolin, gliseriltiyoglikolat (perma solusyonları içeriği), propilen glikol, toluensülfonamid (tırnak cilası), paraaminobenzoik asittir (güneş koruyucuları). Kontakt dermatitin iyileşmesi allerjiye yol açan sorumlu maddenin uzaklaştırılmasına bağlıdır. Allerjenin saptanamadığı durumlarda yama testi yapılarak sorumlu madde bulunabilir. Bu tablo genellikle  topikal kortikosteroidlerle düzelir (35).

 

Kozmetikler, güneş ışınına maruz kalındığında ışınların arttırıcı etkisi ile yanığa benzer eritem, ödem, vezikülasyon, sulantı, yanma ve  kaşıntı ile karakterize bir tablo oluşumuna yol açabilir. Daha sonra bunu takiben deskuamasyon ve kalıcı hiperpigmentasyon oluşabilir.

 

Kozmetik ürünlerindeki bazı maddeler komedon oluşumuna yada papülopüstüler bir erüpsiyona yol açabilir. Bunlar; kakao yağı, vazelin, susam yağı, bazı bitkisel yağlar, lanolin, sodyum loril sülfat,  mineral yağlardır. Eğer cilt akneye yatkın ise daha şiddetlenmesine neden olur (30, 36).

 

Cildin sağlıklı, bakımlı, pürüzsüz ve güzel görünmesi günümüzde, çok yaygın olarak kullanılan kozmetiklerle  sağlanır. Kozmetiklerden beklenilen yararın sağlanması onların akılcı kullanımına bağlıdır. Akılcı kullanım ise deri yapısına uygun ürün seçimi ve bu ürünlerin uygun şekilde ve düzenli kullanımını içeren bir tüketici bilinci ile sağlanabilir.

 

 

Kaynaklar

1.   Maes DH, Marenus KD. Main finished products: moisturizing and cleansing creams. In: Baran R, Maibach HI, ed. Cosmetics Dermatology.1st  ed. Martin Dunitz Ltd. London 1994;

77-88.

2.   Millikan LE. Cosmetology, Cosmetics, Cosmeceuticals: Definitions and Regulations. Clinics in Dermatology 2001; 19: 371-74.

3.   Kligman  AM.  Cosmetics.  A  dermatolgist  looks  to  the  future:  promises  and  problems.

Dermatol Clin 2000; 18(4): 699-709.

4.   Kligman D. Cosmeceuticals. Dermatologic Clinics 2000; 18(4): 609-15.

5.   Vermer BJ, Gilchrest BA. Cosmeceuticals. Arch Dermatol 1996; 132: 337-40.

6.   Ertel K. Modern skin cleansers. Dermatologic Clinics 2000; 18(4): Toilet 1998; 113: 55-8.

7.   Draelos ZD. Research and development in cosmetics and skin care products. Cosmetics

Dermatology 1999; July:15-7.

8.   Taşkın M, Hekimoğlu S. Deri lipitleri ve topikal uygulamaları. T Klin Kozmetol 1999; 2: 9-19.

9.   Draelos  ZD. Skin cleansers. Cosmetics in Dermatology. 2nd   ed. Churchill Livingstone. New

York 1995; 207-214.

10. Draelos   ZD. Moisturizers. Cosmetics in Dermatology. 2nd    ed. Churchill Livingstone. New

York 1995; 83-93.

11. Zhai   H.   Preventing   irritant   dermatitis:   The   efficacy   of   moisturizers.   Cosmet   Toilet

1998;113:45-8.

12. Atakan N. Kozmetikler ve Sağlık Hacettepe Tıp Dergisi 1998; 29 (1):4-9.

13. PathakMA, Fitzpatrick TB, Nghiem P, Aghassi. Sun-protective agents: formulations, effects, and side effects. In: Freedberg IM, Eisen AZ, Wolf K, Austen KF, et al. Dermatology in

general medicine, 5th ed. New York: Mc Graw-Hill Book Company, 1999: 2742-63.

14. Van  Scott  EJ,  Ditre  CM,  Yu  RJ.  Alpha  hydroxy  acids  in  the  treatment  of  signs  of photoageing. Clinics Dermatol 1996; 14: 217-26

15. Stiller MJ, Bartolone J, Stern R Smith S et al. Topical %8 Glicolic acid and %8 Lactic acid

creams for the treatment of photodamaged skin. Arch Dermatol 1996; 132: 631-6.

16. Ditre CM, Griffin TD, Murphy GF, Sueki H et al. Effects of alfa hydroxy acids on photoaged skin: A pilot clinical, histologic and structural study. J am Acad Dermatol 1996; 34: 187-95.

17. DeBenedette V. Current topics in dermatology: Part 1. Cosmetic Dermatology 1997; 10

(8): -33-34.

18. Dreher F, Denig N, Gabard B, et al. Effect of topical antioxidants on UV-induced eythema formation when administered after exposure. Dermatology 1998; 198: 52-5.

19. Darr D, Du nston S, Faust H, et al. Effectiveness of antioxidants (vitamin C and E) with and without sunscreens as topicals photoprotectants. Acta Derm Venereol 1996; 76: 264-8.

20. Draelos   DZ.   Vitamins   and   their   cutaneous   effects.   Cosmetic   Dermatology   1999;

September: 17-20.

21. Gilchrest BA. A review of skin ageing and its medical therapy. Br J Dermatol 1996; 135:

867-75.

22. Gilchrest BA. Treatment of photodamaged with topical tretinoin:an oveview. J Am Acad

Dermatol 1997; 36: 27-36.

 

23. DeBenedette V. Current topics in dermatology: Part 2. Cosmetic Dermatology 1997; 10 (9): 40-1.

24. Gallarate M, Carlotti ME, Trotta M et al. On the stability of ascorbic acid in emulsified systems for topical and cosmetic use. Int J Pharm 1999; 188:233-241.

25. Eberlein-König B, Placzek M, Przybilla B.: Protective effects against sunburn of combined

systemic  ascorbic  acid  (vitamin  C)  and  d-alpha-tocopherol  (vitamin  E).  J  Am  Acad

Dermatol 1998; 38: 45-8.

26. Mayer P. The effects of vitamin E on the skin. Cosmet Toilet 1993; 108: 99-109.

27. Tanış S, Hekimoğlu S. Vitamin E’nin deri üzerindeki etkileri ve topik kullanımı. T Klin Kozmetol

1999; 2: 27-36.

28. Fox C. Topical bioactive materials. Cosmet Toilet 1994; 109(9):83-114.

29. Dawber R. Hair Care. In: Baran R, Maibach HI, ed. Cosmetics Dermatology.1st  ed. Martin

Dunitz Ltd. London 1994; 117-31.

30. Fox C. An Introduction to the formulation of shampoos. Cosmet Toilet 1998; 103: 25-40.

31. Draelos  ZD. Hair Shampoos. Cosmetics in Dermatology. 2nd   ed. Churchill Livingstone. New

York 1995; 115-122.

32. Draelos   ZD. Hair Conditioner Cosmetics in Dermatology. 2nd     ed. Churchill Livingstone.

New York 1995; 123-130.

33. Draelos ZD. Evaluation and treating sensitive skin. Cosmetic Dermatology 1997; 10(10): 13-

15.

34. Draelos  ZD. Approach to the patient with cosmetic problems. Cosmetics in Dermatology.

2nd   ed. Churchill Livingstone. New York 1995; 267-76.

35. Adams RM, Maibach HI. A five-year study of cosmetic reactions. J Am Acad Dermatol

1985; 13: 1062-9.

36. Gendler E. Advers reactions to cosmetics. Cutis 1987; 39: 525-26.